Erdoğan: Enflasyonla mücadelede kararlıyız, adımlarımızı sürdürüyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Nisan 2026 enflasyon verilerini paylaşarak enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını ve sürecin savaşın etkilerine rağmen sürdüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamalarda enflasyon başta olmak üzere ekonomiye ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Nisan 2026 verilerini paylaşan Erdoğan, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını vurgularken, küresel gelişmelerin etkilerine rağmen sürecin kontrol altında ilerlediğini ifade etti.
Enflasyon verileri açıklandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında Nisan 2026 enflasyon verilerine değinerek, aylık bazda yüzde 4,18 artış yaşandığını ve yıllık enflasyonun yüzde 32,37 seviyesine ulaştığını söyledi. Bu verilerin küresel gelişmelerle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Erdoğan, özellikle uluslararası piyasalardaki dalgalanmaların etkisine dikkat çekti.
Enflasyonun sadece Türkiye’ye özgü bir sorun olmadığını ifade eden Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan savaşların ve ekonomik çalkantıların fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi. Bu çerçevede Türkiye’nin de bu süreçten etkilendiğini ancak alınan tedbirlerle sürecin yönetildiğini kaydetti.
“Enflasyonla mücadelede irademiz güçlü”
Enflasyonla mücadelede kararlı bir duruş sergilediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle akaryakıt fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti. Yüksek seyreden enerji maliyetlerinin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Erdoğan, açıklamasında karamsarlığa yer olmadığını vurgulayarak, “Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız” dedi. Bu süreçte ekonomideki diğer olumlu göstergelerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığı vurgulandı
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, dünyanın ve bölgenin ciddi krizlerden geçtiği bir dönemde Türkiye’nin istikrarını koruduğunu ifade etti. Çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve sosyal gerilimlerin yaşandığı bir ortamda Türkiye’nin hedeflerine doğru ilerlediğini söyledi.
Türkiye’nin bu süreçte dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, ülkenin birçok alanda savaşın yıkıcı etkilerini en düşük seviyede tutmayı başardığını dile getirdi. Bu durumun Türkiye’yi uluslararası alanda “istikrar adası” konumuna getirdiğini ifade etti.
İhracatta rekor seviyeler
Ekonomik göstergeler arasında ihracatın önemli bir yer tuttuğunu belirten Erdoğan, Nisan ayında ihracatın yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Ocak-Nisan döneminde ise toplam ihracatın 88 milyar 630 milyon dolara çıktığını söyledi.
Son 12 aylık dönemde ihracatın 275,8 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını belirten Erdoğan, 166 ülke ve bölgeye yapılan ihracatta artış yaşandığını ve 26 sektörün tamamında yükseliş görüldüğünü ifade etti.
Sektörel performans ve savunma ihracatı
Sektörel bazda ihracat verilerini de paylaşan Erdoğan, otomotiv sektörünün 3,9 milyar dolarla ilk sırada yer aldığını, kimyevi maddelerin 3,1 milyar dolarla ikinci, elektrik-elektronik sektörünün ise 1,8 milyar dolarla üçüncü sırada bulunduğunu söyledi. Hazır giyim sektörünün de 1 milyar 451 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti.
Özellikle savunma ve havacılık alanındaki ihracata dikkat çeken Erdoğan, bu alanda 962 milyon dolarlık bir hacme ulaşıldığını ve yılın ilk dört ayında yüzde 28 artış kaydedildiğini ifade etti. Ayrıca 1018 firmanın ilk kez ihracat yapmasının önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi.
İstihdam verilerinde olumlu tablo
İstihdam tarafında da olumlu gelişmeler yaşandığını belirten Erdoğan, işsizlik oranının bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e gerilediğini açıkladı. İstihdam sayısının ise 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bine yükseldiğini söyledi.
İş gücüne katılım oranının da artış gösterdiğini belirten Erdoğan, toplam iş gücünün 35 milyon 298 bin kişiye ulaştığını ifade etti. İşsizlik oranının tek haneli seviyesini 35 aydır koruduğunu belirten Cumhurbaşkanı, atıl iş gücü oranındaki gelişmelerin de yakından takip edildiğini kaydetti.
Uluslararası etkinlikler ve turizm beklentisi
Türkiye’nin uluslararası alanda önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Erdoğan, bu etkinliklerin ülkenin görünürlüğünü artıracağını söyledi. 20 Mayıs’ta UEFA Avrupa Ligi Finali’nin İstanbul’da oynanacağını, Temmuz ayında NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenleneceğini hatırlattı.
Ayrıca Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın kasım ayında Antalya’da gerçekleştirileceğini belirten Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin de Türkiye’de yapılacağını ifade etti. Bu organizasyonların turizme olumlu katkı sağlayacağına dikkat çekti.
Avrupa Birliği sürecine dair değerlendirme
Konuşmasında Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin 1959 yılında başvuru yaptığını ve 1963’te Ankara Antlaşması’nın imzalandığını hatırlattı. Bu sürecin hazırlık, geçiş ve nihai dönemlerden oluştuğunu belirtti.
İlerleyen yıllarda yaşanan siyasi gelişmeler ve Kıbrıs meselesinin süreci olumsuz etkilediğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin çeşitli dönemlerde müzakere sürecinin dışında bırakıldığını söyledi. Buna rağmen Türkiye’nin sorumluluklarını yerine getirmeye devam ettiğini vurguladı.
Gençlere yönelik destekler ve sosyal adımlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda sosyal desteklere de değinerek Aile ve Gençlik Fonu kapsamında gençlerin desteklendiğini belirtti. Yuva kurmak isteyen gençlere 200 ile 250 bin lira arasında kredi imkânı sağlandığını ifade etti.
Ayrıca çocuk sahibi olan çiftlere yönelik yeni kolaylıklar getirildiğini açıklayan Erdoğan, ilk çocukta 12 aylık taksitlerin hibe edildiğini ve ertelendiğini, ikinci çocukta ise kalan taksitlerin tamamının hibe edileceğini söyledi. Alınan kararların hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, ekonomik verilerden uluslararası ilişkilere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler içerirken, enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu ön plana çıktı.